Bir başka Pencereden…

Bir başka Pencereden…
REKLAM ALANI
Yayınlama: 26.12.2025
30
A+
A-
Dalaman’a, işime gücüme (sağlığımız ve moral yapımız elverdiği sürece) yoğunlaşınca mutlu oluyorum.
Aslında bu genel sorunlardan bir kaçış.
2000’li yıllarda arabasının plakasını 34 SS yerine 34 TC yapan, arkadaşlarının KOD ADI TC gibi taşıması zor ve çok sorumluluk isteyen bir tanımı bana verdiği bu onuru, sıfatı bu yaşıma kadar gururla taşıyabildim.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için kurulan her oyunu, daha oyun kurulmadan sezen ve bunu görev olarak kamuoyuyla paylaşan biri olmak, yorucu.
Bir taraftan da etrafında sadece “desinler” e ve dini, kitabı maddiyat olmuş, görgüsüzlüğün zirve yaptığı bir toplumda bu konularla ilgilendiğin ve maddiyatı ikincil tuttuğun için bıyık altından kinayeli bir şekilde gözlemlenmeler…
Gelelim özelden genele.
Biz Dalaman’ımızda Kille’yi kurtaralım derdine düşmüşken, dronunu kaldıran soluğu memlekette alıyor…
Daha 20 Hava Şehidimizin nasıl şehadete erdiğini çözememişken ve unutulmaya bırakmışken sözde Libya aslında Türkiye vuruldu. Utanmasak “kedidir kedi” tadında “zaten bu Falconlar boktan uçak iki de bir düşüyor” diyeceğiz.
Bilen bilir, yıllardır MUAVENET konusunu işlerim, peşinden TSK’nın başına ÇUVAL GEÇİRİLME hadisesini.
Bu iki konu aslında 2020 – 2035 projeksiyonu!
O yıllarda (1992 ve 2003) “düşman” tanımını (aynı bugün İsrail’in bizi tanımladığı gibi) bu iki olayda çakma dost ve müttefik ABD’ye karşı kullanabilseydik ve gidere on misli gider (tekamül çerçevesinde) yapabilseydik bugün Yavru ile Katip durumuna düşmezdik.
Saygın ve Caydırıcı bir güç olurdu TC!
Bugün Hakan Fidan’ın “en kuvvetliyiz” dediğimiz yerde sözünün kesilmesi, sesinin kısılması,
Libya ile Yunan’a, Rum’a ve de İsrail’e yanıt verirken çekilen fotoğraf sonrası görüştüğümüz misafirimizin ölmesi hem de Haymana’da!
Bunlar hazmedilemeyecek, görmemezlikten gelinemeyecek, kendini Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yurttaşı olarak gören her ferdin kanını donduran olaylar.
Asla münferit değil!
Artık her vurulma sonrası “ne yapmalı?” diyen vatandaşa parmak sallamamalı, gazeteciler paket olmamalı.
Bizi yönetenler uykudan uyanmalı, bu gidişat gidişat değil.
Aziz Türk Milletini asgari ücretle, açlıkla sınayamazsın, o sınavı zaten geçmiş bir toplum var.
Önemli olan altımızdaki vatan toprağı kayıp gitmesin!
İkinci bayrak, ikinci dil, kısmi özerklik, yerinde yönetim.
Bunlar hazmedilecek lokmalar değil.
Hiçbir Parti Lideri Aziz Türk Milletinden büyük değildir.
Kimse bu aziz millete vatan sevgisi, bağlılığı konusunda ne akıl verebilir ne de ayar!
Gün toparlanma, akılların başına alınma zamanı, gün hata ve hatalardan dönülme zamanı.
Dünya savaş hazırlığına giderken Türkiye ve Yöneticileri Polyannacılık oynayamaz.
Askeri hastaneler bir an önce tekrar kurulmalı.
Sabah tekmili dahi kaldırılmış olan Jandarma teşkilatı tekrar “asker” kimliğine dönmeli.
Başta Dalaman olmak üzere karşısında ABD askeri konuşlanmış,
F-35 ve çıkarma gemileri konuşlu büyük adaların karşısında olan il ve ilçelere gerekli askeri tedbirler alınmalı. Alınıyorsa teşekkürler.
Bu kapsamda Kille illa bizden alınacaksa Askeri Kıyı Karakol Birliği gibi değerlendirilsin.
Bu söylediklerim size paranoya gibi geliyor biliyorum.
1937-38’de Rahmetli Atatürk 2. Dünya Savaşı kapıda derken dünya halkları güzellik ve dans yarışmaları düzenliyordu.
Her şeye hazır olalım, caydırıcı olalım ki savaş olmasın.
Devamı gelecek…
Dip Not:
Bu fotoğraf çok hoşuma gitti.
Bu, karamsar değil silkeleme makaleme sebep oldu.
Bu vizyonu hayata geçirmeyi Allah bu nesle nasip etsin inşallah.
SABİH SAMUR
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.