BİL ALİ…

Hasip Sarıgöz - Haziran 12, 2019 8:39 am A A

Sayın Binali Yıldırım! Binlerce yıllık Türk beşiği olan Anadolu’nun bağrındaki bazı bölgeler için, talihsiz bir şekilde “Kürdistan” ve “Lazistan” laflarını kullandınız!

Eğer bu lafları ölçüp biçmeden ve bir şeyleri bilmeden, sadece birkaç oy uğruna kullandıysanız; büyük bir ihtimalle, gaflet ve dalalet içindesiniz. Yok, bilerek ve isteyerek kullandıysanız, en hafif tabiriyle, sanki bir tarih cahilisiniz.

“Hayır, ben tarih cahili falan değilim” diyorsanız; o zaman da, bazı basit şeyleri iyi biliyor olmanız gerekir.

“Lazistan” tabiriniz o kadar havada bir tabir ki, üzerinde konuşmaya dahi lüzum duymuyorum.

Gelelim sözde “Kürdistan” tabirinize:

Sayın Binali Bey; 11. Yüzyıl’a kadar Kürtlerin Anadolu’da bulunduklarına dair hiçbir tarihi kayıt olmadığını biliyor musunuz?

Peki, biz Türkler ilk olarak Anadoluya ne zaman geldik bir fikriniz var mı?

Peki ya biz Türkler Anadolu’ya son geldiğimizde Anadolu’da kimler vardı?

Yani biz Anadolu’yu kimden aldık?

Haberiniz var mı?

Olmadığını değerlendirerek, size kısacık bazı bilgileri vermeme lütfen müsade edin.

Sayın Binali Bey; biz geldiğimizde Anadolu Bizans toprağı idi, bir kısmı ise Arapların elindeydi.

Yani?

Yanisi şu: Biz Anadolu’ya geldiğimizde ne bir Kürt vardı, ne de bir Kürdistan. Öncelikle şunu bilin ki, biz Türkler bir karış toprağı bile Kürtlerden almadık.

Siz hiç, Anadolu’nun fetih süreci boyunca “Türk- Kürt savaşı” olduğunu duydunuz mu?

Sanmam. Çünkü böyle bir savaş falan yok.

Sizce biz Türkler Anadolu’daki ilk beyliklerimizi nerede kurmuşuzdur?

Hani bilin diye söylüyorum: Anadolu’da bizler devletleşmezden hemen önceki dönemde ilk Türk beyliklerini Doğu ve Güneydoğu Anadolu Topraklarında kurduk. Yani ilk postu sizin bugün Kürdistan dediğiniz yerlere serdik ve o postlar bugün hala oralarda serili duruyor…

Bu Türk beylikleri kimler mi?

Yine bilin diye söylüyorum:
Saltukoğulları (1072-1202)
Mengüçekoğulları (1080-1228)
Danişmentoğulları (1071-1178)
Dilmaçoğulları (1084-1393)
Çubukoğulları (1085-1113)
Yınaloğulları (1098-1183) (Üstelik Diyarbakır’da)
Sökmenoğulları/Ahlatşahlar (1110-1207)
Artukoğulları (12/15. Yüzyıllar) (Yine Diyarbakır)

Peki Binali Bey, biz bu topraklarda sadece beylikler mi kurduk?

Bilin ki hayır, çok daha ötesi var.

Çünkü aynı bölgelere kurduğumuz güçlü devletlerle, bölgeye devamlı olarak biz Türkler hâkim olduk.

Hani şu yakın geçmişte, parti olarak adını bile silmeye yeltendiğiniz Türkler..

Kim mi bu devletler?

12. Yüzyıldan itibaren Anadolu Selçuklu Devleti,
12. ve 13. yüzyıllarda Zengî Devleti (Kuzey Irak ve Suriye bölgesinde) (Zengiler, Oğuz Türkmenlerinin Afşar boyundandır.)
13. Yüzyıldan itibaren İlhanlılar,
15. Yüzyılda Karakoyunlular ve Akkoyunlular,
Daha sonra kısa bir süre Safevi Devleti Hâkimiyeti (Yönetici tabaka Türk idi)
1514’ten itibaren Osmanlı Devleti, 
1918’den itibaren kısa süreli İngiliz ve Fransız işgali,
Ardından Türkiye Cumhuriyeti devleti,
Musul ve Kerkük’ün 900 yıllık Türk yurdu olduğu zaten bilinmektedir.

Sayın Binali Bey, o zaman neresidir bu Kürdistan?

Belki bize inanmıyorsunuzdur. O zaman isterseniz, Kürdistan’ı bir de Şeref Han’ın 1597’de kaleme aldığı Şeref-name’sinde arayın (Zira Şeref Han bu eserinde, “Kürtlerin Oğuz Han soyundan geldiğini” açıkça belirtmektedir).

Eğer Şeref Han’a yalancı diyorsanız, Orta Asya’ya bakın. Elegeş anıtı ve civarındaki topraklara bir bakın. Eğer tarihin derinliklerinden arı bir Türkçe ile seslenen Alp Urungu’ya biraz kulak verirseniz, belki gerçekleri siz de duyabilirsiniz. Duyabilirseniz eğer, işte o zaman; bu memleketi yapay olarak bölmeye çalışmanın ne kadar anlamsız olduğunu da idrak edebilirsiniz.

Hatta bir ihtimal, Türk’e düşman olmanın aslında, aslına düşman olmak olduğunu da bir ihtimal anlayabilirsiniz.

O kadar eskiye gidemem diyorsanız, yeniye gelelim. Siz hiç Mehmet Şerif Fırat adını duydunuz mu? Duysaydınız eğer, eminim ki bu Kürdistan gafını asla yapmazdınız. Fakat siz şu Püsküllü Kadir’i iyi bilirsiniz, seversiniz de. Yahu o bile Türkiye’nin Güneydoğusuna Kürdistan demedi.

O halde neresi bu Kürdistan?

Şimdi gelelim Kürdistan Mebusluğu meselesine:

Yine bilin diye söylüyorum. Enver Behnan tarafından 27 Temmuz 1931 tarihli Yeni Gün Gazetesi’nde bir röportaj yayınlandı. Haberin başlığı: “İlk Millet Meclisinin Yüz Yaşındaki Mebusu Anlatıyor” idi.

Sizin Kürdistan Mebusu diye ima ettiğiniz yüz yıllık çınar Diyap Ağa var ya, işte o Diyap Ağa bu röportajında diyor ki: “Bizim memleket ahalisi Kürtmüş, orada bir Kürt Hükümeti kuracaklarmış, bunu duyunca kızdım. Biz Kürt değiliz, biz Türk’üz.Türklük tehlikeye düştü. Kurtuluş Savaşı’na katıldım. Allah Büyük Gazi’ye çok ömür versin, kıymetini bilelim.”

Sayın Binali Bey; görüyorsunuz ki, sizin Kürdistan Mebusu dediğiniz adam “Biz Türk’üz” diyor. Üstelik bunu bir sefer de söylemiyor. En büyük Kürt tarihçi olarak gösterilen Şeref Han bile yüzlerce yıl öncesinden “biz Oğuz Türklerindeniz” diye yazıyor.

Lafı uzatmayalım.

Bakın Binali bey; siz makul bir adamsınız.

Deyin hele bana:

Olmayan bir yerin mebusu olur mu?

Bu haber 101 kez okundu.

Hasip Sarıgöz - 8:39 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.