HANGİ DEMOKRASİ?

DORUKTÜRK EGE - Ağustos 11, 2021 4:03 pm A A

Şüphesiz Demokrasi doğru bir yönetim biçimidir ancak bu doğruluk toplumsal yapıya göre göreceli bir kavramdır..

Demokrasiyi soluyacak akciğerlere sahip, yeterli bir eğitim limitine haiz toplumlar için elbet ki vazgeçilmezdir.

Lakin cehaletin egemen olduğu toplumlar için felaketin diğer adıdır ve totaliter bir yönetimin yegane teminatıdır..

Ne dediğimi daha iyi anlayabilmek için ünlü filozof Sokrates’in bu konuya bakış açısına vakıf olmak gerekir..

Eski Yunanya’da Demokrasi fikri ilk ortaya atıldığında Sokrates bu fikri hiç benimsememiş ve şiddetle karşı çıkmıştır. Hatta Platonun yazılarından anlaşıldığı üzere Sokrates bu yüzden de idam edilmiştir.

Sokrates’in Demokrasiye bakışını anlayabilmeniz için talebeleriyle yapmış olduğu bir sohbeti aktarmakta yarar vardır..

Olağan sohbetler esnasında bir talebesi Sokrates’e sorar:

– Eğer demokrasi çoğunluğun kararını kabul etmekse, adil olan da bu değil midir?

Mesela yüz kişinin oy kullandığı bir yerde, elli bir kişinin kararına uymak mı daha adil ve doğru olur, yoksa kırk dokuz kişinin kararına uymak mı?

Hem çok mümkündür ki, daha çok insanın daha az insandan yanılma ihtimali daha azdır. Şu halde sizin demokrasiye karşı çıkmanız doğru olmadığı gibi, haklı da sayılmaz.

Bunun üzerine Sokrates her zaman olduğu gibi soru cevap yöntemini kullanarak o talebeye önce sorar:

– Bize söyler misin, bilge olmak mı daha zordur yoksa cahil olmak mı daha zordur?

Talebe:

– Elbette ve hiç şüphesiz bilge olmak daha zordur.

Bilge olmak için çok okumak araştırmak ve yorulmak gerekirken, cahil olmak için bir şey yapmaya gerek yoktur.

Sokrates:

– Peki o halde bize yine söyler misin toplumlarda cahil insanların sayısı mı çok olur, yoksa bilge insanların sayısı mı çok olur?

Talebe:

– Elbette ve hiç şüphesiz cahil insanların sayısı fazla olur.

Sokrates:

– Peki bize yine söyler misin, bir gemide yüz yolcu bulunsa, geminin nerede nasıl hangi yönde yelken açması gerektiğini kaptan mı daha iyi bilir, yoksa o yüz yolcu mu?

Talebe:

– Eğer yolcular içinde Denizcilik bilgisi olan yoksa pek tabi en iyi bilen kaptandır.

Sokrates:

– Peki, o halde diyebilir miyiz ki herkes her konuda karar veremez..

Herkes bildiği yerde konuşmalı. Her iş ehline verilmeli..

Talebe:

– Pek tabi olması gereken budur.

Sokrates:

– Peki o halde, bize yine söyler misin, kimin hangi konuda bilgili olup olmadığını bilmeden, sadece çoğunluk oldukları için kararlarını doğru bulmak adil ve doğru olabilir mi?

Hem sen de kabul ettin ki;

Bir toplumda cahillerin sayısı, bilgelerden hep daha çok olur..
**
Olay bundan ibaret..

Gelelim günümüze;

Sokrates kadar katı olmak ve Demokrasiyi tamamıyla yok kabul etmek tabiki çok doğru bir şey olmayabilir. Ancak Demokrasiyi henüz özümsememiş olan bir toplum için olduğu gibi dayatmak yine doğru bir şey olmayabilir.

Bu konudaki şahsi kanaatimi soracak olursanız; seçme ve seçilme hakkını tanzim eden ve gerçek Demokrasinin yolunu açan seçim sistemine bazı bilimsel kriterler getirmek ve karar vericilerin seviyelerini tanımlamak daha doğru bir yoldur diyebilirim..

Ülkemizdeki aldatmaca Demokrasi bu duruma güzel bir örnektir. Yıllardır yaşanan onca hadise ve gelinen son durum müşahade edildiğinde sonuçların belirlediği istikamet, siyaset bilimciler için geleceğe ışık tutacak bir tez konusudur..

Seçim yasası bilimsel veriler ışığında ve liyakat gerektiren belirli kriterler dahilinde değişmediği sürece Demokrasi adı altında dayatılan totaliter primitif düzene daha yıllarca mahkum olmak kaçınılmazdır..

Muhalefet partilerine düşen görev mevcut sosyolojik yapıyı göz önüne alan bilimsel kriterlere uygun yeni bir seçim yasası hazırlamak ve bunu ivedi olarak meclisten geçirmektir..

Dr. Vecdet Öz

Bu haber 188 kez okundu.
DORUKTÜRK EGE - 4:03 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.