2018’den 2002’ye!

Gündem - Kasım 6, 2018 6:48 am A A

Az gittik uz gittik 16 yıl geri gittik!

 

Dün açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları bir önceki aya göre yine artış gösterirken, 2003’ten bu yana ise en yüksek seviyesini gördü. Böylece Türkiye 16 yıl geriye gitmiş oldu. AK Parti’nin iktidarı devraldığı gün yüzde 29’larda seyreden enflasyon rakamları 16 yıllık tek başına iktidar döneminde yeniden yüzde 26’ya dayandı.

Millî Gazete’ye açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Aziz Konukman, rakamların dehşet verici olduğunu söyleyerek, “Böyle giderse Merkez Bankası’nın yüzde 23,5 revizesi aşılacak. Bu Yeni Ekonomi Programı’nın 2018 hedeflerinin çökmesi demektir, topyekûn enflasyonla mücadelenin boşa çıktığını, tutmayacağını gösteriyor. Gıda fiyatları da aldı başını gidiyor. Çalışanlar fakirleşiyor, satın alma güçleri düşmüş durumda” dedi.

“FİRMALAR BU ARTIŞI YANSITMAK ZORUNDA”

“Enflasyon ekonomik istikrarın ateşidir” diyen Prof. Dr. Esfender Korkmaz ise “TÜFE’nin yüzde 25,24 ve Yİ-ÜFE’nin de yüzde 45,01’e çıkması, ekonomik istikrar sorununun arttığını gösteriyor. ÜFE üretim maliyetlerinde artışı gösteriyor. ÜFE’nin daha yüksek olması maliyet artışının piyasa fiyat artışından daha yüksek olması demektir. Firmalar artan bu maliyetleri yansıtmak zorundadır. Aksi halde zarar eder ve yaşayamazlar” dedi.

 

GIDADAKİ ARTIŞ YÜZDE 30’A DAYANDI!

TÜFE’de yıllık bazda en yüksek artış yüzde 37,92 ile ev eşyası grubunda görüldü. Bunu yüzde 32 ile ulaştırma, yüzde 31,5 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 29,26 ile gıda, yüzde 25,72 ile konut izledi.

İŞSİZLİK VE BORÇ ARTTI GELİR DÜŞTÜ

Bu zaman zarfında resmi rakamlara göre işsiz sayısı 1 milyon kişi daha artarken 2002 yılında 6,7 milyar lira olan hane halkı borcumuz ise 2018 yılında 574 milyar liraya çıktı. Türkiye’nin brüt dış borç stoku 2002’de 130 milyar dolarken 2018’de 467 milyar dolar oldu. Dış borç stokunun milli gelire oranı da 2017’de yüzde 50 sınırını aşıp yüzde 53,3’ü buldu.

Enflasyon rekor üstüne rekor kırıyor. Eylül ayında son 16 yılın rekorunu kırarak yıllık yüzde 24,52 olan enflasyon, Ekim’de de rekor kırdı ve yüzde 25,24 oldu. Türkiye artış gösteren enflasyon rakamlarında 2002 yılına dönülürken, alım gücü düşen vatandaşın beli büküldü. Kasım ve Aralık aylarında da artması beklenen enflasyonun yansıması olan zamlar, şimdiden vatandaşı kara kara düşündürüyor. Prof. Dr. Aziz Konukman ve Prof. Dr. Esfender Korkmaz gazetemize yaptığı açıklamalarda, enflasyonun rekor artışını ve neler olacağını değerlendirdi.

 

“ÇALIŞANLAR FAKİRLEŞİYOR”

Millî Gazete’ye açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Aziz Konukman, rakamların dehşet olduğunu söyleyerek, “Böyle giderse Merkez Bankası’nın yüzde 23,5 revizesi aşılacak. Üretici fiyatlarında değerlendirme Ekim ayında yüzde 45 olmasından, yüksek artış oluyor. Bu da tüketiciye yansıyor. Aralık sonunda bu yansımalar yüzünden enflasyon 23,5’i geçecek. Bu Yeni Ekonomik Programı’nın 2018 hedeflerin çökmesi demektir, topyekûn enflasyonla mücadelenin boşa çıktığını, tutmayacağını gösteriyor. Gıda fiyatları da aldı başını gidiyor. Gıdanın üstünde olan iki kalem daha var; ev eşyaları ve ulaşım. Çalışanların ücret sepetini zorlayacak mallardan oluşuyor. Çalışanlar fakirleşiyor, satın alma güçleri düşmüş durumda” dedi.

“OCAK AYINDA ZAMLAR YAĞMUR GİBİ GELECEK”

“Çekirdek enflasyon dediğimiz 4 kategori vardır” diyen Konukman, “Kategorileri azaltıp hesaplasan bile rakam düşmüyor. Fiyat artışları konjonktürle değil, yapısal olarak oluyor. Maktu vergiler (Damga Vergisi, Çevre ve Temizlik Vergisi gibi) yeniden değerlenme oranıyla artış gösterecek. Bir tek Emlak Vergisi yasa gereği yarı seviyede artacak. Trafik cezaları dahil bütün cezalar, harçlar hepsi yeniden değerlenme oranıyla artacak. Ama Cumhurbaşkanı isterse bu alanlarla indirim yapmaya yetkili. Ekim ayında yurt içi üretici fiyat artışı geçen yıl 14 seviyelerindeyken bu yıl 23,73 olacak. Ocak ayında bu zamlar yağmur gibi gelecek. Enflasyonun artma, ekonominin durulduğu süreçte bu zamlar kabul edilemez. Cumhurbaşkanı müdahil olmalı” ifadelerini kullandı.

“ENFLASYON ARTACAK”

“Enflasyon ekonomik istikrarın ateşidir” diyen Prof. Dr. Esfender Korkmaz ise, “TÜFE’nin yüzde 25,24 ve Yİ-ÜFE’nin de yüzde 45,01’e çıkması, ekonomik istikrar sorununun arttığını gösteriyor. ÜFE üretim maliyetlerinde artışı gösteriyor. ÜFE’nin daha yüksek olması maliyet artışının piyasa fiyat artışından daha yüksek olması demektir. Firmalar artan bu maliyetleri yansıtmak zorundadır. Aksi halde zarar eder ve yaşayamazlar. Bu demektir ki TÜFE artışı devam edecektir. Çekirdek enflasyon ve 12 aylık ortalama enflasyonun da geçen sene aynı aya ve bir ay öncesine göre yüksek çıkması enflasyonun artacağını gösteriyor” dedi.

 

“2019 YILINDA DA ENFLASYON DÜŞMEZ”

Korkmaz, “Bu şartlarda Merkez Bankası’nın yüzde 23,5 olan enflasyon tahmini de tutmaz. Eğer Kasım ve Aralık ayları enflasyon tahminlerini  geçen sene ile karşılaştırırsak ve bir müdahale olmazsa, bu sene TÜFE’nin en az yüzde 26 olacağını tahmin edebiliriz. Merkez Bankası’nın 2006 yılından beri uygulamakta olduğu enflasyon hedefi hiçbir yıl tutmadı. Yetmedi, tahminleri de tutmuyor. Bu nedenle Merkez Bankası güven kaybetti. Bu da kırılganlığı artıran ve dolayısıyla enflasyonu artıran bir nedendir. 2019 yılında da enflasyon düşmez. Çünkü seçim var. Her seçimde siyasi iktidar bütçeden yatırımları kısıyor ve popülist harcamaları artırıyor” diye konuştu.

 

Kaynak MilliGazete

Bu haber 4 kez okundu.

Gündem - 6:48 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.