Devlet Bahçeli: “Bolton musun Dalton musun bilmem”

Gündem - Ocak 9, 2019 9:00 am A A

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İşte Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda kara listeye girmesi için adeta ince bir işçilik söz konusudur.

Suçun özgürlüğü olmaz. Darbeye teşebbüsün özgürlüğü hiç olmaz. Milletin değerlerine hakaret etmek nasıl bir özgürlük anlayışıdır?

Bunları tanıyoruz, emellerini biliyoruz.

Bize onursuz özgürlük dersi verenlerin tehditvari bir seda ile durum ve konum hatırlatması yapanların kuyumuzu kazmalarına izin vermeyeceğiz. Oyunlarını azimle bozmayı sürdüreceğiz.

Günümüzün karmaşıklaşan hayat şartlarında vatandaşlarımızın ruhsal olarak da zorluk çektiğini görüyoruz. Tüm bu sorunlarla şuurlu, programlı başa çıkabilmek için bir toplumsal sözleşmeye, ruh sağlığı yasasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Gelişmiş toplumlarda bu yasa vardır. Türkiye’de bu alanda bir boşluk vardır. Ruh sağlığı yasasını TBMM’den çıkarılmasını içtenlikle bekliyorum. Şiddet vakaları, kadın cinayetleri, derin anlaşmazlıklar tehdit edici seviyededir. Ceren Damar evladımız, gözü dönmüş bir katil tarafından katledilmiştir. 

Son dönemlerde artan sosyal şiddet bizi kaygılandırmakta. Gizemli eller devrededir. Kavga ve kutuplaşma sanki özel olarak kurgulanmaktadır. 31 Mart öncesi sokakları karıştırmayı projelendiriyorlar.

‘HERKES AYAĞINI DENK ALSIN’

Kim Türkiye’nin tarihsel yürüyüşünü kesmek istiyorsa onunla hesabımız mahşere kalmadan bu dünyada görülecektir. Herkes ayağını denk alsın. Ne verilecek toprak parçası, ne vazgeçilecek insan varlığı asla yoktur. Türk milleti haksızlığa gelemez, hain hücumlara boyun eğmez.

Güney sınırlarımız boyunca pusu kuranlar karşılarında çelik bir irade bulacaklardır. Terör örgütlerinin sonu görünmüştür. Türkiye gerek Fırat’ın doğusu gerek Münbiç’i kurtarmaya hazırdır. Türkiye hem diplomasiyle hem de askeri caydırıcılık vasfıyla masadadır. Ülkemiz bölgesel gelişmelerin dışında değil tam ortasında yerini almıştır.

Fırat’ın doğusu fitnenin boynudur. Bu boyun koparılmalıdır.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı skandal bir açıklamaya imza attı. ABD’nin Suriye’den çekilmesinin taktik mi, stratejik mi olduğu netlik kazanmadı.  Türkiye bağımsız ve egemen bir devlet olarak neyi nasıl yapacağını sana ve patronlarına mı soracaktı? Bu nasıl bir küstahlıktır? ABD’ye sesleniyorum. Bölücü hainlerin Kürt kardeşlerimizle alakası yoktur. Bunlar teröristtir, katildir. PKK ve YPG’yi kardeşlerimizle ilişkilendirmek adi bir saptırmadır.

“BOLTON MUSUN, DALTON MUSUN?”

Bolton musun Dalton musun bilmem, Türkiye ne yapacağını sana ve patronlarına mı soracak? Bu nasıl bir küstahlıktır, nasıl bir terbiyesizliktir. Müttefikleri Kürt savaşçılarıymışmış. Müttefik olduğunuz insan kasaplarının Kürt kardeşlerimizle en ufak alakaları yoktur. Bunların görüldüğü yerde imhaları vaciptir. PKK’yı ve YPG’yi Kürt kökenli vatandaşlarımızla birleştirmek sapkınlıktır, sapmadı, alçaklıktır. Bundan sonra birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız. NATO’nun devamını nasıl sağlayacağız? Kürt kökenli kardeşlerimize Trump’ın muhabbeti yalandır, sahtedir. Türkiye’yi Kürtlerle mücadele halinde göstermek ne adamlıktır, ne dostluktur. Teröristlerin Kürt olarak gösterilmesi güftandır. Terörist teröristtir, insan yerine bile konulamayacaktır.


ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton

“YA KÖR YA SAĞIR OLMAK GEREK”

Esad yönetimiyle YPG arasında yeşeren temasların, bu temaslar içindeki ABD’nin rolünün ne olduğu gizemini muhafaza etmektedir. ABD Türkiye ile Suriye’nin çatışmaya girmesi için YPG ile bir kumpas mı hazırlamaktadır? Türkiye için de karanlık ve kahredici senaryolar mı hazırlamaktadır. Esad, PKK, YPG, ABD arasında bilmediğimiz hangi uzlaşma söz konusudur? Öngörü hataları, aşırı iyimserlik beka düzeyinde kayıplara yol açabilecektir. ABD’nin IŞİD’i yendik demesi, Trump’ın mücadele edeceğiz beyanı oldukça sorunludur. ABD ile IŞİD’in ABD ile YPG’nin bağını görmezden gelmek için ya kör, ya sağır olmak gerekmektedir. Irak’tan çekiliyorlardı, Afganistan’dan dönüyorlardı. ABD’nin bir yere gittiği falan yoktur. Türkiye’nin kararlı tutumu, askeri gücü ve siyasi başarısı ABD’nin hesaplarını yeniden gözden geçirmesine yol açacaktır. 

“ALTIN FIRSAT ÖNÜMÜZDE”

2016’da başlayıp 11 defa toplanan Astana zirveleri, 8 defa olan Cenevre görüşmeleri yol haritasını şekillendirmiştir. Ülkemizdeki süreçte Soçi formatında bir liderler zirvesi yapılacağı anlaşılmaktadır. ABD ne derse desin, Türkiye Fırat’ın doğusuna hak için, adalet için girmeli gereğini yapmalıdır. Başkalarının ne diyeceğiyle ilgilenemeyiz. Altın fırsat önümüzdedir. Zaman, mekan, kuvvet eşgüdüm halinde yorumlanarak Türkiye’nin gücü dosta da düşmana da en kati şekilde gösterilmelidir. MHP terörle mücadelede hükümetin arkasındadır. Menbiç zulümden kurtarılmalıdır. Fırat’ın doğusu kandan, cinayetten arındırılmalıdır. 

“HAK ETTİKLERİ CEVABI ALACAKLARDIR”

CHP’nin hali, diğerlerin hali söze fazla gerek bırakmıyor. Terörle mücadele edildikçe CHP’nin keyfi kaçıyor. Bunların çiğ süt emdiklerinden karınları ağrıyor. PKK/YPG’nin sinsi avukatı olmak kolay değildir. Bu CHP-HDP’ye yakışan bir utanmazlıktır. CHP yönetimi Fırat’ın doğusuna girilmesine itiraz ediliyorsa, koşa koşa teröristlerle buluşup etten duvar örmeleridir. Cumhur İttifakı geleceği planlarken, zilletin failleri layığını bulacaktır. Önümüzdeki mahalli idareler seçiminde hak ettikleri cevabı alacakladır.

Kaynak Posta

Bu haber 20 kez okundu.

Gündem - 9:00 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.