“McKinsey’in ilk işi bu muydu?”

Ekonomi - Eylül 30, 2018 12:52 pm A A
Ünlü ekonomist Uğur Gürses, Türk ekonomisine danışmanlık yapacak olan McKinsey ile ilgili yazı kaleme aldı.

Ülkemiz ekonomisinin danışmanlığı için Amerikan firması olan McKinsey ile anlaşma sağlandığı açıklanmıştı.

Ünlü ekonomist Uğur Gürses kişisel blog sitesinden bu kararla ve Amerikan firmasının ilk icraatleriyle ilgili bir yazı yayımladı.

Gürses’in yazısının ilgili bölümü şöyle:  

MCKİNSEY’İN İLK İŞİ BU MUYDU?

“İşsizlik Sigortası Fonu Kaynaklarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine bakılırsa devlet tahvili, repo ve kamu bankalarında mevduat dışında yatırım yapılması olanaksız.

Fon ayrıca yatırımları nedeniyle elinde bulunan devlet tahvillerini borç verebiliyor. Fon’un elinde de epey tahvil var.

Bu durumda, İşsizlik Fonu’nun bankaların ihraç ettiği tahvilleri alması olanaksız. Ama diğer yollar kullanılmış olabilir.

Şeffaflık olmadığı için sorular soruları izliyor:

ilk olasılık; acaba İşsizlik Fonu elindeki tahvilleri Varlık Fonu’na borç vermiş olabilir mi? Varlık Fonu da bu tahvilleri repolayıp elde ettiği parayı kamu bankalarının sermaye açığını gideren bu tahvil ihraçlarına yatırmış ve kamu bankalarını sermayelendirmiş olabilir mi?

İkinci olasılık; İşsizlik Fonu repoya para yatırabiliyor. Dolayısı ile yine kamu bankalarınca ya da Varlık Fonu aracılığı ile oluşturulan özel bir mekanizmayla, İşsizlik Fonu “özel mekanizmaya” parasını yatırıp repo yapar, “özel mekanizma” ise kamu bankalarınca ihraç edilen bu “sermaye benzeri tahvilleri” satın alır.

Dönüp dolaşıyoruz; Hazine’nin 2018’in ilk 8 ayında yaptığı 40 milyar TL’lik net borçlanmanın dörtte biri kadar büyüklükte üç kamu bankasının iki günde iharç edip sattığı 10.8 milyar TL’lik tahvilleri kimin nasıl aldığı açıklanmaya ve şeffaflığıa ihtiyaç duyulan bir durum

Bu “muğlak” tahvil ihracı sır gibi saklanırsa getireceği daha olumsuz şayialar ve sorular piyasayı dört dönecektir.

Örneğin şunun gibi: İşsizlik Fonu’nun repoya nakit yatırma ya da tahvil borç verme, “özel bir mekanizma” yoksa acaba nihai fonlayıcı Merkez Bankası mı oldu?

ilk durumla bu son olasılık arasında epey fark var; birincisinde sistemde olan fon sistem içinde el değiştiriyor. İkincisinde ise “monetizasyon” benzeri bir etki yapıyor. Yani Merkez Bankası’nın nihai olarak İşsizlik Fonu’na repo yapması demek. Yani parasal büyüklükler açısından iç varlık genişlemesi demek.

Her halükarda yan yollardan geçerek İşsizlik Fonu’nun parası kullanılmışsa hem ücretlerinden kesildiği için, hem de nihai olarak bu fonların yararlanıcısı olarak işçilerin parasıyla devlet bankasına sermaye konmuş demektir. Onlara sormadan.

Kaptı-kaçtı gibi son dakikada şeffaflık içinde yapılmadığı için bu sorular birbirini izleyecek.

Kaynak: Yeniçağ

Bu haber 26 kez okundu.
Ekonomi - 12:52 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.